IMMUNOTHERAPY

İmmunoterapi

Solunum yolu alerjisiyle baş etmek, mümkün olduğunca, alerjenlerden kaçınmaya, ilaç tedavisine ve ALERJENE ÖZGÜ İMMÜNOTERAPİ (alerji aşısı)’ye dayanmaktadır.

İMMÜNOTERAPİ, alerjik maddelerin klinik etkisini azaltmak için, belirli miktarda alerjeninin giderek artan dozlarda verilmesidir. Bu tedavi yöntemi çok önemlidir; çünkü yeterli dozda ve yeterli bir süre boyunca verildiği takdirde hastalığın doğal sürecini değiştirebilme ve tedavinin sonlandırılmasının ardından da etkililiğini sürdürebilme yeteneği vardır.

İMMÜNOTERAPİ, alerjik rinit/konjonktivit, alerjik astım, böcek sokması alerjisi gibi sık görülen alerjik durumlarda kullanılan etkili bir tedavidir. Bu tedavide, alerjene tolerans (etkisizlik) gelişmesi için, hastaya günlük olarak uygun dozdaki alerjen, gerekli etkin doza ulaşana kadar artan dozlarda, subkutan (iğne yardımı ile cilt altına) olarak uygulanır. Alerjene özgü immunoterapide temel amaç alerjenlerle tetiklenen şikayetlerde azalma ve uzun dönemde hastalığın tekrarını engellemektir. Şu an için alerjik hastalıklar için tanımlanmış tek tedavi yöntemi; alerjik durumu düzenleyebilmek, alerji bulgularının oluşum sıklığını azaltmaktır.

SUBKUTAN (cilt altına uygulanan) İMMÜNOTERAPİ, uzun yıllardır geleneksel teknik olarak kullanılmaktaydı; fakat son yıllarda, SUBLİNGUAL (dil altına uygulanan) İMMÜNOTERAPİ daha etkin ve daha güvenilir olduğundan önem kazanan bir tedavi seçeneği haline gelmiştir.

Tipik olarak alerjene özgü immünoterapinin 2 fazı vardır: Yükleme Fazı (doz yükleme veya indüksiyon olarak da bilinir) ve İdame Fazı. Yükleme fazında hastaya çok düşük dozla başlayıp 5-8 aylık süre sonunda artan dozlarda haftalık enjeksiyonlar yapılır. Bu süre sonunda hastada alerjene yeterli duyarsızlaşma gelişmesiyle idame (devam ecek tedavi dozu) dozuna ulaşılır. İdame fazında 3-5 yıl boyunca, her 3-4 haftada bir idame dozunda enjeksiyon yapılır. Bu süre sonunda pek çok hastada uzun süreli koruyucu etki görülür ki sonucunda tedaviyi durdurmaya karar dahi verilebilir.

ALERJENE ÖZGÜ İMMÜNOTERAPİ (alerji aşısı) uygun seçilen hastalarda kullanıldığında genellikle güvenilir ve iyi tolere edilebilen bir tedavi yöntemidir. Bununla birlikte lokal veya sistemik reaksiyonlar da görülebilir. Uygulama bölgesinde bölgesinde kızarma veya kaşıntı gibi lokal reaksiyonlar genelde o bölgeye soğuk buz uygulanması, kortizonlu kremler ve/veya alerji tabletleri ile tedavi edilebilir. Sistemik reaksiyonlar ise alerjene özgü immünoterapi uygulanan hastaların % 1-4’ünde görülür; hafif veya şiddetli seyirli olabilir. En şiddetli reaksiyon anaflaksidir. Ölümcül olabilen bu reaksiyonlar genellikle nadirdir ve uygulanan 8 milyon immünoterapi dozunda ancak 1-2 sıklıkta görülür. Bu yüzden immunoterapiye başlanmadan önce hastaların bu tedavinin yararları, riskleri ve maliyetini anlamaları önemlidir. Beklenen tedavi süresi ve etkinliği ile anaflaksi riski ve immünoterapi planına uyulmasının önemi anlaşılmalıdır. Tedavi sırasında hastanın sağlığında meydana gelen ve tedaviyi değiştirmeyi veya durdurmayı gerektirebilecek değişim olup olmadığına karar verebilmek için immünoterapiye başlanmadan hastaların sağlık durumları iyice değerlendirilmelidir.
İmmünoterapiye iyi aday sayılabilecek alerjik rinit/konjonktivit veya alerjik astımlı hastalar şunlardır:

*İlaçlar ile kontrol altına alınamayan şikayetleri olanlar,
*Yüksek dozda ilaç tedavisine ihtiyaç duyan hastalar,
*Çoklu ilaç tedavisi veya hastalığın kontrolü için yüksek doz ilaç tedavisine ihtiyaç duyulan hastalar,
*Uzun süreli ilaç tedavisi kullanmak istemeyen hastalar
İmmünoterapi çocuklarda etkilidir ve sıklıkla iyi tolere edilir. Bununla birlikte 6 yaşından küçük çocuklar immünoterapi rejimine ve enjeksiyonlara uyum zorluğu gösterebilir. Bu nedenle hekimler ile ebebeynler immünoterapi riskini ve faydalarını birlikte tartmalıdır.

Kimlere uygulanır?:
Böcek sokmasına alerjisi olan hastalara,
Alerjik rinit/konjonktiviti ile ilişkili olmayan astımlı hastalara,
Alerjenden kaçınma veya ilaç tedavisi ile şikayetleri kontrol edilemeyen hastalara,
Uzun süreli ilaç tedavisine uyum göstermeyen hastalara,
İlaç tedavisi ile istenmeyen yan etkiler görülmüş hastalara…

Kimlere uygulanmamalıdır?:
Beta bloker türü kalp ilacı kullanan hastalara,
Kontrol edilemeyen veya şiddetli alerjik astımlı hastalara,
Belirgin kalp ve damar hastalığı olan hastalara, 6 yaşından küçük çocuklara, Gebelere, Yaşlılara…